24/9/2008
Susturucu!
Güngör Mengi Yazara ulaşmak için : gmengi@gazetevatan.comErgenekon in midir, cin midir? Ülkenin demokratik geleceğine ipotek koymuş devasa bir ahtapot mudur?
Kimileri Ergenekon’un Türkiye ve Orta Doğu’da kullanmadığı terör örgütü ve istihbarat örgütü, karışmadığı komplo kalmadığını düşünüyor. Bunu ezbere değil savcının iddianamesine bakarak söylüyor.
Bu düşüncede olanlara göre Türkiye’nin kanlı ve karanlık geçmişindeki meşum olayların neredeyse tümünde Ergenekon’un izini bulmak mümkündür.
Ama bir kesim de şişirilmiş bir masal devine benzetiyor onu.
Tatsız bir gerçek olabilir ama şu anda daha çok siyasi amaçlarla kullanılan, susturucu takılmış bir silâh gibi duruyor.
Sanki iktidar muhaliflerini suçlama kabiliyeti olan bütün pislikler vakumlu süpürge ile toplanmış, bir torbaya doldurulmuş, üstüne de “Ergenekon” yazılmıştır.
Gerçek nerede derseniz, bizce ikisinin ortasında bir yerdedir.
Ve sorunun cevabını adalet verecektir ama nasıl? Siyaset bu konuyu o kadar hoyratça kullanıyor ki, insan ister istemez endişeye düşüyor.
Muhaliflere gözdağı
Ergenekon davası, Türkiye’nin hayaletlerden kurtulacağı, özgür ve güvenli bir geleceğin umuduna kavuşacağı bir arınma süreci olabilir ve olmalı da.
Ama olaylar bu cesareti vermiyor.
Çünkü iktidarın elinde bu soruşturma toplumsal muhalefeti bastırmak için kullanılan bir terör makinesi halini almıştır.
Soruşturmanın ses getiren büyük vuruşlarından biri temmuzun başında emekli orgenerallerin tutuklanması ile gerçekleşti.
Olay o günler, Anayasa Mahkemesi’nde sonuçlanmak üzere olan kapatılma davasına iktidarın misillemesi diye yorumlandı.
Dün de toplumda heyecan uyandıran ve gündemi değiştiren yeni dalga bir gözaltı operasyonu gerçekleşti.
Tuhaf ama şu ara da Deniz Feneri yolsuzluğunun yıpratıcı etkilerinden bunalmış olan iktidarın gündem değişikliği ile nefes almaya ve muhaliflerine gözdağı vermeye çok ihtiyacı var.
Zamanlama şüphe çekici
Dünkü gözaltına alma dalgasında “Biz Kaç Kişiyiz” hareketinin lideri Tuncay Özkan da gözaltına alındı.
Kanal Türk’ün eski sahibi olan Özkan Cumhuriyet Gazetesi yazarı İlhan Selçuk’un gözaltına alınmasından sonra “Mustafa Kemal’in askeri olarak beni götürmezlerse işkence tezgâhlarından geçirmezlerse ben de onların yüzüne tükürmezsem namerdim” diye meydan okumuştu.
Özkan’ın gözaltına ne zaman alınacağı merak ediliyordu.
Bu bekleyişin tam Deniz Feneri rezaletinin ortasında gerçekleşmesi siyasi iktidara olduğu kadar yargıya olan güveni de sarsmaktadır.
AKP hukuk devletine ağır hasar verdi.
Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınıp bırakılan tiyatro sanatçısı Nurseli İdiz “Paranoyak oldum. Bir daha cep telefonu kullanmayacağım” diyor.
İktidar, kendisini korumak için Ergenekon’u devlet terörü estirmenin bahanesi olarak kullanacak yerde yargının, adaletin önünü açsın! kaynak,vatan
0 yorum yazılmıştır