MEDYA

HABERLER

GİZLİ KLİPLER

KADIN VE GÜZELLİK

BABACAN

VİDEO

SAĞLIK BLOG


SPOR

MODA

SAĞLIK

MAGAZİN

TATİL GEZİ

DEDE TORUN


« Önceki |

12/8/2008

osmanlı,sarayı,ayasofya

Osmanlı Camileri İstanbul Camileri Sultanahmet Camii Ayasofya Camisi Yeşil Cami İznik Bursa

Merhaba,

Bu sayfada Osmanlı tarihi, kültürü ve medeniyeti hakkında herşeyi bulacaksınız. 600 yıldan daha uzun yaşamış koca bir cihan devletine kendi küçük penceremizden bakacağız. Tarihten kültüre, müzikten askerliğe, edebiyattan mimariye her konuda az çok materyal bulacağınıza eminiz. Belki de biraz kendimizi bulacağız, kim bilir.

Osmanlı aynı zamanda Türkiye demek elbette. Ancak en geniş zamanında 22 milyon kilometre kareden daha geniş alana sahip olmuş bir dünya devletinin Türkiye sınırlarını aştığını da kabul etmek gerek. Balkanlar'dan Azerbaycan'a, Acem Diyarı'ndan Trablusgarb'a, Kırım'dan Yemen'e büyük bir alana ve aklın almakta zorlandığı zengin bir kültüre ve bir barış iklimine çevrili gözümüz. Güneş Ülkesi Japonya'ya gönderilmiş Ertuğrul Fırkateyni'ni, Güney Afrika'ya Ümit Burnu'na yelken açmış Ebubekir Efendi'yi anmadan Osmanlıyı anlamak olmaz. Üsküp'ten, Saraybosna'dan, Bağdat'tan, Kudüs'ten bahsetmeden Osmanlı İstanbul'u, Bursa'sı, Edirne'si anılır mı? Ebru sanatı nı, hüsn-ü hat sanatı nı öğrenmeden, Karagöz Hacivat seyretmeden, Ayasofya'nın, Sultan Ahmet'in mimarisini incelemeden Osmanlı Kültürü'nden bahsetmek de olmaz. Fuzuli'nin, Şeyh Galib'in, Şeyhülislam Yahya'nın şiirlerini okumadan Yahya Kemal'i, Mehmet Akif'i anlamak imkanı var mı?

Hep birlikte aklımızı ve fehmimizi ötelere açmaya çalışacağız. Osmanlının ulaştığı her yer hakkında bildiklerimizi sizinle paylaşmak istiyoruz. Gelin birlikte uzak ufuklara gözümüzü dikelim ve geçmişi öğrenirken birlikte geleceğimizi inşa edelim. Gelin bildiklerimizi paylaşalım ve ötelere aşkın bir yolculuğa çıkalım.

Haydi Bismillah...

26/8/2007

Güç parmaklarınızın ucunda

Microsoft Windows Mobile tabanlı akıllı cihazlar pazarında dünya lideri HTC Corp.'un tüm dünyada heyecan yaratan tasarım harikası akıllı telefonu HTC Touch Türkiye'ye geliyor.

Dokunmatik ekrana yenilikçi bir yaklaşım getiren şık, sade ama çok fonksiyonlu bir ürün olan HTC Touch, Ağustos ayında Turkcell aracılığıyla tüm Türkiye'de satışa sunulacak. Touch, Kasım ayına kadar Türkiye'de sadece Turkcell kanalıyla satışa sunulacak.

 

Parmağın ekran üzerindeki hareketlerine tepki veren HTC Touch,  dokunmatik ekran tabanlı cihazların kontrolünde çığır açıyor. HTC tarafından geliştirilen dokunmatik ekran teknolojisinin temelini oluşturan TouchFLO özelliğine sahip ilk cihaz olan HTC Touch, ekrana dokunan parmakla kalem arasındaki farkı algılayıp ona göre tepki veriyor. Parmakla kontrol dokunmatik ekranın çok daha rahat ve doğal kullanımına olanak tanıdığı gibi, telefonu kullanabilmek için kalemi takıp çıkarma dersine de son veriyor.

 

HTC Touch ile kullanıcılar, "Kişiler", "Medya" ve "Uygulamalar" başlıkları altında 3 ekranı kapsayan, 3 boyutlu hareketli arayüze sadece parmaklarını yukarı doğru hareket ettirerek kolaylıkla erişebiliyorlar. Parmak hareketleri ile menülerin dönerek değişmesi, kullanıcıların en çok kullandıkları özelliklere kolay erişmelerini sağlıyor. TouchFLO özelliği ayrıca web siteleri, dokümanlar, mesajlar ve kişi listelerinde parmak dokunuşuyla kaydırarak gezinmeye de olanak tanıyor.

 

Akıllı, şık ve çok fonksiyonlu HTC Touch, kullanıcıların iş yaşamlarıyla özel hayatlarını dengelemelerine olanak tanıyan iletişim, eğlence ve iş yaşamıyla ilgili birçok özelliği bir araya getiriyor. HTC tarafından tasarlanan yeni ekran e-posta, mesajlar, takvim randevuları ve kişilere, dünya çapında yüzlerce şehrin hava durumuyla ilgili bilgilere tek bir dokunuşla erişim olanağı sunuyor.

 

Windows Mobile 6 Professional işletim sistemi üzerinde çalışan HTC Touch, Outlook Mobile, Office Mobile, Windows Live ve birçok farklı uygulamayı çalıştırabiliyor. Kullanıcılar Internet Explorer'la İnternet’te gezinebiliyor, e-posta alıp gönderebiliyor, Messenger'da sohbet edebiliyor ve Windows Live ile İnternet’te kendi alanlarına dosya gönderebiliyorlar.

26/8/2007

En kuzeyindeki köy, ısınma seminerin ev sahibi

Dünyanın en kuzeyindeki yerleşim birimi olan Norveç’in Svalbard takımadasında yer alan Ny Alesund adlı bilim köyü, dünyanın ısınma sorununu ele alan seminere ev sahipliği yapıyor.

Kışın sadece 30, yazın 130 nüfuslu, 78 derece 56 dakika kuzey enleminde yer alan Ny Alesund’e gelen 40 bilim adamı, Çin’in gelecek yıl, sanayide atmosfere salınan karbondioksit miktarında birinciliği ABD’nin devralacağını bildirdiler.

Çin hükümetinin Doğayı Koruma Dairesi Müdür Yardımcısı Yüe Ruişıng, 13 ülkeden gelen uzmanlara hitaben, Çin’in halen enerji ihtiyacını ülke genelinde yüzde 70 gibi dev oranla kömürden sağladığını anlattı. Ekoloji uzmanı Yüe Ruişıng, kömürden yararlanma konusunda dünya ortalamasının halen yüzde 30’un altında olduğuna işaret etti.

Amerikalı uzmanlar da, dünyada buzul erimelerinin tehlikesine işaret ederek, ABD’de George Bush yönetiminin 27-28 Eylülde Washington’da küresel ısınma sorunuyla ilgili toplantıya ev sahipliği yapacağını hatırlattı.

Endonezya’nın Bali adasında da Aralık ayında dünyanın ısınması sorunu, BM’nin düzenleyeceği bir toplantıda tartışılacak.

Ny Alesund’daki toplantının yapıldığı binanın pencerelerinden ufukta her yıl daha büyük oranda erimeye yüz tutan buzullar görülebiliyor.

15/8/2007

FARLI İKİ HATTI AYNI ANDA KULLANABİLECEĞİNİZ TEK TELEFON!

 GENERAL MOBİLE DST-01
Şebeke : 900 / 1800 mHz
Bekleme Süresi : 80 saat
Konuşma Süresi : 4 saat
Standard Pil : Li-Ion Hafıza (ceptel) : 256 MB paylaşılan hafıza + Micro SD Rehber : 500 adet İşletim Sistemi (cep tel) : Standart Ekran (ceptel) : TFT / 262 renk 2" Dokunmatik Mesaj : SMS, EMS, MMS, E-mail Kamera : 1.3 MegaPiksel Flaş : Yok Zil Tipi : Polifonik, MP3 Ses/Kayıt : Var Ses ile Arama : Yok HandsFree : Var Radyo : Yok Mp3 : Var Titreşim : Var Kızılötesi : Var Bluetooth : Yok WLAN (cep tel) : Yok Browser : WAP 2.0/xHTML GPRS : Var Edge : Yok Bas Konuş : Yok
Java : MIDP 2.0
Kutu İçeriği : Batarya, Şarj Cihazı, Kullanım Klavuzu, 256 MB Hafıza
Ses Kayıt Özelliği : YOK
Satış Garanti Süresi (ay) : 24
Alarmlı Saat Özelliği : Var
Titreşim Özelliği : Var
FM RADYO : YOK
GPRS Destegi : CLASS10
Zil sesi : POLİFONİK
Ahizesiz konuşma : VAR
Ağırlık (gr) : 80
EDGE Desteği : YOK
İşletim Sistemi : STANDART
Ekran Tipi : TFT
Mesaj : MMS
Mesaj : E-MAIL
Mesaj : SMS
Kamera : VAR
Kamera Çözünürlüğü : 1.3 MEGAPIKSEL
Flash : EKLENEBİLİR
MP3 Çalma : VAR
Bağlantı : USB
Bas Konuş : YOK
Browser : WAP 2.0
Desteklediği Bellek Kartı : MİCRO SD
Distribütör Ürünü : EVET
UMTS Desteği : YOK

15/8/2007

Lamer’ların hedefi bireysel kullanıcılar

Kod yazımı, site çökertmek ya da hack etmek konularında bilgileri olmayan ancak hacker’lığa özenen Lamer’lar (Acemi Hacker), internetten öğrendikleri şifre kırma yöntemleriyle, bireysel kullanıcılar için tehlike oluşturuyor...



Hitit Bilgisayar Genel Müdürü Nur Gökman, “Lamer”in İngilizce’de argoda kullanılan ve bir miktar hakaret içeren bir kelime olduğunu ifade ederek, bu kelimenin en basit ve nazik olarak bilgisayar konusunda gereksiz tartışmalar içine giren, çok bilmiş gibi görünüp bilmediği konular üzerine yorum yapan ve programlama bilgisi yok denecek kadar az olanlara verilen aşağılayıcı bir unvan’ şeklinde açıklanabileceğini belirtti.

Lamer’ların en önemli özelliğinin, bir mekanizmanın çalışmasını kasıtlı olarak anlama konusundaki isteksizlikleri ve bunu gereksiz görmeleri olduğunu vurgulayan Gökman, bu kelimenin bilgisayar dünyasına girişi ve orijininin 1980’lere, Commodore 64’lere kadar gittiğini anlattı.

Gökman, internet çağı ile birlikte Lamer gruplamasının, Hacker’ların anti-tezi olarak özetlenebileceğini, hacker ve cracker kültüründe Lamerların, “aşağılık” olarak nitelendiğini belirterek, bilgilerinin çok kısıtlı olması, anlama ve öğrenmeye yanaşmamalarının, Hacker’lerin felsefesiyle tam bir karşıtlık oluşturduğunu söyledi.
Hacker’ların bilgisayar uzmanlığının çok ileri düzeyde olan kişiler, Lamer’ların ise genelde genç yaşlarda (lise çağları) olduklarını ifade eden Gökman, lamerların yaptıkları tek şeyin internette çeşitli forumlarda anlatılan ve belli başlı bilindik güvenlik açıklarından yararlanarak bir sistemin nasıl ele geçirileceğini anlatan yazılardaki işlemleri uygulamak olduğunu söyledi.

“EN BÜYÜK HEDEFLERİ KREDİ KARTI BİLGİLERİ, E-POSTA HESAPLARI”
Nur Gökman, Lamer’ların sistemlere saldırı yaparken kullandıklarının, yine internetten çok rahat elde edebilecek çeşitli şifre kırıcı programlar, keylogger veya dağıtıma hazır virüsler olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
“Bu kişiler için olayın teknik kısmı hiç önemli değildir. Sadece hazır teknikleri uygulamak ve sistemi bir süreliğine de olsa ele geçirmek yeter de artar bile. Genelde bilindik yöntemleri kullandıklarından ve sistemlere giriş yapsalar bile daha fazla zarar verecek bilgileri olmadığından çok büyük etkileri gözlenmez. E-posta hesapları, kredi kartı bilgileri, özel sitelere üyelik bilgileri gibi bilgiler, bu tip şahısların en büyük hedefidir. Kısacası bu kişiler için bilindik Hacker’ların ya da grupların taşeronu gibi çalıştıklarını da söyleyebiliriz.”

Gökman, uygulama geliştirme konusunda oluşan güvenlik açıkları nedeni ile, profesyonel Hacker’lar ile karşılaştırınca çok zararsız gibi gözükmelerine rağmen, Lamer’ların başarılı olacağı ortamlar olabileceğine dikkat çekerek, şunları kaydetti:
“Burada uygulama geliştirenlere düşen görev güvenlik konusunda uzmanlaşmaları veya uzman desteği almalarıdır. Bir çok firmanın kendi sistemlerini geliştirmek yerine dışarıdan hazır, herkes tarafından satır satır bilinen uygulamaları alıp değişiklik yapmadan kullanması her zaman güvenlik açıkları yaratmaktadır. Firmalara düşen görev, uzman kişilerle çalışmak ve bunun getireceği maliyetlerden kaçmamaktır.”

“AMACI EĞLENMEK, HAYRANLIK UYANDIRMAK”
Trend Micro Türkiye Ülke Müdürü Luc-Erol Alptuna da “Lamer”ı, Hacker olmaya özenen ancak yetenek ve bilgi bazında da yetersiz olan kişiler olarak tanımlayarak, “Programlama ya da kod yazma (******ing) bilgisi yok denecek kadar azdır, varsa bile güvenlik mantığına sahip olmadığı için, güvenlik alanında program geliştiremez. Amacı eğlenmek, hayranlık uyandırmak ya da ün kazanmaktır” dedi.

Alptuna, “Lamer, bilgisayarınıza truva atları sayesinde girmişse belgelerinizi okuyabilir, şifrelerinizi çalabilir, CD sürücünüzün tepsisini açıp kapayabilir, diskinize format atabilir” dedi.

Bu tip saldırılardan korunmak için tüm internet kullanıcılarının güncel virüs programları kullanmalarını öneren Alptuna, “Özellikle bireysel kullanıcıların hedef olma riski daha fazla. Bu nedenle PC-Cillin gibi ev kullanıcılarına uygun ürünler kullanmalarını öneriyoruz” dedi.

Alptuna, Lamer’ların, hacker ve cracker gibi diğer internet korsanlarının aksine, yetenek açısından yetersiz, bilgi seviyesi açısından da hacker ve crackerların çok gerisinde olduklarını vurgulayarak, Lamer’ların programlama bilgileri gelişmediğini, dolayısıyla hacker gibi program dilinden anlamadıklarını ve program yazamadıklarını söyledi.

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı